Diyanet’in Hac Organizasyonunda Ayrımcılık: VIP İbadet Tartışmaları Yeniden Alevlendi

Diyanet’in Hac Organizasyonunda Ayrımcılık: VIP İbadet Tartışmaları Yeniden Alevlendi

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hac organizasyonunda yaşanan çifte standart uygulamaları, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Yapılan haberlere göre, yıllarca hac kurası bekleyen yüz binlerce vatandaşın yanı sıra, milletvekilleri, aileleri, valiler, üst düzey bürokratlar, belediye başkanları ve rektörlerden oluşan özel bir grup kurasız olarak kutsal topraklara götürüldü. Bu özel gruba “VIP Kafile” denirken, onlara ulaşımdan yeme içmeye kadar her aşamada vatandaşlardan farklı ayrıcalıklar sunulduğu belirtildi.

Normal vatandaşlar, hac organizasyonu çerçevesinde “Şeytan taşlama” ibadeti için Mina bölgesine yürüyerek gitmek zorunda kalırken, VIP kafile özel otobüslerle taşındı. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, bürokrat ve milletvekillerinin yer aldığı bu otobüslerde herhangi bir sorun yaşanmaması adına Arapça bilen üst düzey rehberler görevlendirdiği ifade edildi. Söz konusu kafilede Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da yer aldı.

Ayrımcılık iddiaları bununla da sınırlı kalmadı. VIP kafilenin Arafat’ta konakladığı çadırların özel olarak tasarlandığı ve zeminine yapay çim döşendiği öne sürüldü. Ayrıca, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş’un kafilesine, teşkilat içinde “merkez otel” olarak bilinen Dar Hadi Oteli’nde ayrı bir kahvaltı organizasyonu gerçekleştirildiği bildirildi.

Başkanlık kaynakları, daha önce “hacıların parasıyla umreye götürülen TÜGVA kafilesine” liderlik eden Başkanlık Vaizi Masum Vanlıoğlu’nun, bu lüks VIP kafilenin de başında olduğunu belirtti. 2024 yılında ilk kez gündeme gelen “Ayrıcalıklı vize ile eşe, dosta, akrabaya hac” uygulamasının, 2026 yılında da devam ettiği görüldü. Çok sayıda Diyanet yöneticisi ve onların eşlerinden oluşan özel hac kafilesine hizmet vermek üzere Türkiye’den özel personellerin götürüldüğü iddia edildi. İbadetin özündeki “eşitlik” ilkesine gölge düşüren bu lüks hac organizasyonu, kurum içinde huzursuzluk yaratmaya devam etmektedir.

Author: Serkan Demir